Düşüyoruz, Deniyoruz, Arıyor ve Kaybediyoruz....

Herkes birilerini kaybediyor durmadan. Eskiden sorgularken, düşünürken şimdilerde ise... Önemsemiyoruz, düşünmüyoruz.  Önemsemek eski bir sözcük gibiyken artık yaşamımızda, empati ise bir hayal gibi. Birileri mi ölmüş, birileri mi şehit olmuş. Olsun ne olacak, vatanı koruyorlar değil mi? İnsanlığımız ölüyor aslında o genç insanlar yerine. Her geçen saniye bizler ölüyoruz aslında. Umursamadığımız her genci kaybederken, her ehit haberini izlediğimzde bizler insaniyetimizi kaybediyoruz sessizce. Toprağa verilen her can, git gide 78 milyonun birer parça insanlığını da alıp götürüyor. Uyuyoruz ya rahatça, geziyoruz, tozuyoruz ya hani. Umursamıyoruz işte.  Nasıl bu kadar umursamaz olduk, neden bu kadar değiştik?

Düşüyoruz durmadan. Yeni arayışlara giriyor kaybediyoruz... Umutları git gide yitiriyoruz.. Yann Tiersen'in Summer 78 inde de hissettirdiği gibi sona sürükleniyoruz, her saniye.  Satranç tahtasındaki piyonlar gibi, oradan oraya. En son isyanlarımız sona karışırken, tarihten yaprakları atıyoruz. İnançlarımızı tüketirken hayallerimiz de sularda kayboluyor. Saatin tiktaklarında ölüyoruz, her göz açıp kapattığımzda tükeniyoruz.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilmek, bilebilmek seni

Köşe Başı