Kayıtlar

Haziran, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sıfatsız

Ölüm… Karanlığa çakılmış İki hece  Büyük çağrışımlı  Kendinden Sıfatı yok ölümün Gerçekte  Ne iyi ölüm var Ne de kötü  Yoksul ölüm de  Zengin ölüm de yok. İnsanlar gibi ölüm Çıplak  Çırılçıplak doğup Giyinen sıfatlarla

Ağıt

AĞIT Bu benim ağıtım Geceye adanmış  Geceden alınmış  Acı çeken bedenimden Yayılan Sessizce dökülen göz yaşları Önümde yalvarışta  Seni geri döndürmem için Vereceğim sözü bekliyor Cenneti vadediyor  Kurduğum ağıt Beşiğine alacak seni Borcumu ödemeye mahkum  Cevabı bilinen sorular Korkularımı umutlarıma  Dönüştüren gücüm  Yeminleri imzalıyor Karanlık Cennetten yayılan ezgiler Sirenler gibi döndürüyor  Başımı Ağıtımı almak  Tek yolu kazanmanın Bu benim ağıtım Kanımla yazdığım Sorularımın cevabı  Endişelerini silecek Geleceğin gerçeği  Karanlık sarıyor  Yangın yeri gibi yüreğim  Cennet cehennemim Ne hissettiğimi biliyor...

Günah

bana kulak ver sevgili kalbim, çok uzaklarda o ne sana ne de bana dokunabilir. kuzu kılığına girmiş bir kurt ancak kuzuya ihanet edebilir.. gözünü sana dikenlere yollarını şaşırt bıçaklar, derinin üstünde "baştan çıkmış" şekilde dizilmiş günahkar düşüncelerin çayırında her çiçek mükemmeldir. cennet için zevkle avlanmış. Korku tarafından güdüler.. Onun için bir günah içten arzuladığı, içten istediği gelinin yanan peçesi onun için çok değerli Onun için bir günahı içten arzuladığı, içten istediği Senin derin karanlık günahlarına aşık. yalnızca. Ben düşenim. Sen ise beni günahlarla çevreleten Şehvet, keşfedebildiği kadar yaratıcı değil

Aramızdaki Uzaklık

Duyuyor musun çatındaki sesleri? Yağmur değil o, benim..   Kovmadın belki ama, içeri girmekten hala korkan, ama hala kapına gelmiş olan benim.   "Kaç yağmurdan, içeri gel" diyorsun ama bilmiyorsun ki sevgilim, aramızda bir uzaklık var Bütün o güzel şarkıların bahsettiği uzaklık değil belki ama; dip dibe olsak bile kalacak o uzaklık..   Sıcak olan her şeyi alıp götüren, bir şekilde yalıtan uzaklık.   Öy le ki, yumruklaya yumruklaya kapını çalsam bile yağmur pıtırtısı kadar uzak gelecek.. Biliyorum ki ne gözyaşları döküldü, dondu buz oldu sonra tekrar kırıldı Ama artık sonunda üzüleceğimiz tek bir kelim...

MAVİ IŞIK

Şafak kırılıyor maviliğinde Gökyüzünün göz yaşlarıyla Ayın kırıyor kabuğunu  Düşüncelerimin Günler gecelere takıldı Bekliyorum gölgelerin Taşlara düşmesini  Habercisi gibi gelişinin Adamlar dönüyor güneşten Işığını getiriyor müjdelerimin Büyüleri terk ediyorsun yarınlara Cennetin işaretçileriyle Çılga İŞCAN

Geçmiş

Karanlık yılbaşı gecesi bir Tehditkar dalgaların denizi  Çağırıyor beni sana Tek evime Batıda bir sahilde  Umutsuz bir gecede Yorgun bir ses dans ediyor Geçmiş günlerin hüznüyle Sahile ulaşana kadar Saçlarımızdan tuzlu rüzgarı Geçirdik sessizce Ve sen sustun Anladım o an  Gitmen gerektiğini Dünyan bu değildi Zamanın geçişleri gözlerinde Bekliyordu dolamsını vaktin Bir hayal sardı o an Kafesinden kurtulan sen Uzaklara mırıldanıyorun adımı Kayıp olan yollarını ararken                  Çılga İŞCAN