Kayıtlar

Ocak, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Aylar sonra ilk yazış. İlk iç döküş. Sen ilk sigaram dertle içtiğim Yıldızlardan dilediğim ilk dilek İlk gozyasım sol yanağından öpen Umutla gökyüzüne baktığımda  sessiz ilk çığlıklarım yorganın altındaki Birisi işte aklıma gelen aklıma ilk düşen Hayırlısı dendiğinde her telefon sesinde yüreğimi hoplatan Geceleri zifti karanlıkta uyandıran  O el O sensin işte Ansızın aklıma düşen Sırtıma değen parmaklar Bir soğukluk puslu gecede Sağ yanağımı okşayan son göz yaşım Uzaklardaki şehrine şehrime küskün kalbim Ruhum Ruhum desen cam keskini Dudaklarım rüzgar Düşüyorum öylece boşluklardan boşluklara Çıkmayan sesim düğüm içimde  heceler arasında sıkışmış hayatım Gitme sözcüğünün git ve me si arasında Zaman durmamış belki Kalbim o iki nefes arasında Ölüm değil elbet Yarı ölüm belki de Uykudan ağır ölümden acıtıcı Çocuk değiliz elbet Büyüyoruz geceler günlere bağlandıkça Hatalarımız devasa Ruhumuz çocuk Kalplerimiz sokak köşelerinde kırılmış ...